Kadıköy’de İçki Yasağı Yok

20130329_234242Belediye Encümenimiz, Caferağa Mahallesi’nin ara sokaklarında mahalle sakinlerinin yaşamını olumsuz etkileyen konularda, idari tedbir olarak bazı kararlar almıştır.

Bar ve lokantaların bulunmadığı sokaklarda, gece 23.00’den sonra, yüzlerce kişi ellerinde şişelerle sabah saatlerine kadar sokakta ve evlerin giriş kapılarında oturmaktadır. Bina girişleri kirletilmekte ve tuvalet olarak kullanılmaktadır. Bu durum mahallede yaşayanlar için ciddi rahatsızlık nedeni oluşturmaktadır. Buna neden olan içki satan büfe sayısı bir anda yükselmiş; aynı sokakta beş büfeye ulaşmıştır. Buna istinaden alınan iki karar şöyledir:

kapılar(Bölgede birçok bina girişi demir kapılarla kapatılarak gece oluşan işgallere önlem alınmaya çalışılıyor.)

1.Karar;
Bu nedenle, Belediyemiz polisiye önlemler yerine idari önlemlere yönelmiş ve  büfelerin gece kapama saatleri 22.00’a çekilmiştir. Caferağa’daki işletmeler her zaman olduğu gibi gece 02.00’de kapanacaktır. Bu hususta bir değişiklik söz konusu değildir. Sadece alkollü içecek satan Tekel ve büfeler 22.00’da kapanacaktır.

Örneğin: Kuyumcular saat.19.00’de kapatılmaktadır. Buradan hareketle ”Altın kullanımı veya satışı yasaklandı” denilemeyeceği gibi bizim kararımıza da “içki yasağı” denilemez.

sokak

2.Karar;
Kadife Sokak’ta, kaldırımlara masa atılmasına izi verilmemektedir.

Kadıköy’de birçok cadde ve sokakta, kapı önleri ve yaya alanları belli sınırlar dahilinde, masa atılarak kullanılmaktadır. Ancak Kadife Sokak’ta kaldırım genişliği bazı yerlerde tek masa atımına dahi uygun değildir. Şimdiye kadar, uygun yerlerde,  belli oranda izin verilen masa izni suistimal edilmiş ve  yayalar araç yolunu kullanmak zorunda kalmıştır. Kent yaşamında; önceliğimiz olan çocuklar, kadınlar, engelliler ve yaşlılarla birlikte yayaları da korumak zorundayız. Bundan ötürü, bu sokakta kaldırımlara masa konulmasına izin verilmiyor. Bu işyerlerinin çoğu arka bahçeye sahipler. Bu alanlar belli kurallar dahilinde kullanılıyor ve kullanacaktır.

Aldığımız kararın arkasına sığınarak bunun “içki yasağı” olduğunu söyleyenlerin farklı amaçları olduğunu biliyoruz. Kadıköy’deki düzenlemenin, Türkiye’nin bazı bölgelerinde çağdışı kafayla uygulanan yasak ve kısıtlarla ilgisi yoktur.
Kadıköy, özgürlüklerin doya doya yaşandığı bir bölgedir ve öyle de kalacaktır. Bundan da büyük mutluluk duymaktayız.

Reklamlar

Bir Şehir Efsanesi “Bütün Benzin Kafeler Benim mi?”

Bir şehir efsanesine dönen, Vatan Gazetesi’nde sonradan düzeltilen bir habere dayanılarak oluşturulan “Kadıköy’deki bütün Benzin Kafeler Selami Öztürk’ün” söyleminin gerçekle ilgisi yoktur. Bu haber, zaman zaman internette yeni bir habermiş gibi özellikle bazı çevreler tarafından piyasaya sunuluyor. Haber birçok şey söyleyip hiçbir şey söylemiyor ve de bir hayli bilgi yanlışı içeriyor.

Benzin Kafe veya Big Yellow Taxi ismi ile işletilen Kadıköy’de 6, tüm İstanbul’da 18 ve Türkiye genelinde 30 tane işletme var. Bu işletmelerin isim hakkı (Ali Cenk Cenkoğlu)  BYT Gıda isimli şirkete aittir. Bu şirket de isim hakkı vererek “franchise” sistemiyle çalışıyor. Benzin Kafelerle benim ismimin bir araya getirilmesinin sebebi ise oğlum Cem Öztürk’ün bu isim hakkını, işlettiği kafede bir dönem kullanması ve kardeşim İlhami Öztürk’ün Kadıköy’deki Benzin Kafelerden birine ortak oluşudur.

Oğlum Cem, Yeditepe Üniversitesi’nde hukuk eğitimi aldı fakat avukatlık mesleğini yapmak yerine hizmet sektöründe çalışmayı tercih etti. Başarılı, başarısız birçok girişimden sonra açtığı kafe ilk önce Le Coin, sonra Barnie’s ismini aldı.  Bir dönem de Benzin Kafe ismini aldı. Şu anda ise Sporest olarak hizmet veriyor.

Kardeşim ise küçüklüğünden beri hep ticaretin içinde olan biri olarak farklı sektörlerde çalıştı. 1985’ten 2005’e kadar Bağdat Caddesi’nde bir mobilya mağazasını işletti. Farklı sektör deneyiminden sonra hizmet sektörüne ortak olarak girdi ve iki kişiyle birlikte yine bu Benzin Kafenin bir şubesini açtılar. Şu an ben ve yakın çevremle bu Kafeler arasında bundan başka bir temas söz konusu değildir.

Yine internette dolaşan bir diğer yanlış bilgi de bu kafelerin fiziki düzenlemesiyle ilgili. Hem oğlum Cem’in şu anda işlettiği Sporest’in hem de kardeşim İlhami Öztürk’ün ortağı olduğu kafenin hiçbir imar sorunu yoktur ki bu iki mekân da İBB tarafından defalarca denetlenmiştir. Kaldı ki Kadıköy gibi bir ilçede bu konudaki en ufak yanlışlığın gizli kalması ya da soruşturulmaması söz konusu değildir.

Sonuç olarak internette dolaşan ve şehir efsanesine dönüşen haberde olduğu gibi ne ben ne de herhangi bir yakınım Benzin Kafelerin sahibi değiliz. Ayrıca bu mekânlara herhangi bir imtiyaz sağlanmamaktadır. Hatta bu söylentiyi kullanarak, ismimi suistimal eden aynı isimdeki bir işletmeye de uygunsuz mekân düzenlemesi yaptığı için cezai işlem uygulandı.

Bir kamu kurumunun yöneticisinin yakınlarının ticaret yapıyor olması değil, bu ticaretin kamu kaynakları ya da olanakları sağlanarak yapılmış olması kabul edilemezdir. Halihazırdaki işletmeler açısından da hiçbir gayri-ahlaki ya da gayri-hukuki bir durum söz konusu değildir.

Birçok kez çeşitli vesilelerle cevap vermeme rağmen çıkan haberden ve bu haberin tekrar tekrar internette paylaşılarak bilgi kirliliği oluşturulmasına karşı bu açıklamayı yapmak istedim.

Ata’ya Yazılan Sevgi Mektubuna Cevap Geldi

GörselSevgili Zeynep Kadıköy Belediyesi’nin her yıl kurduğu Sevgi Postanelerinin Caddebostan Kültür Merkezi’ndeki standından Atatürk’e mektup yolluyor ve adres olarak da Anıtkabir’i veriyor. Bir gün kendisine Anıtkabir’den, Müze Komutanı Öğretmen Yüzbaşı Kasım Mehmet Teke imzalı bir mektup ve beraberinde Atatürk’le ilgili kitaplar geliyor. Annesi Özlem Aysoy da Anıtkabir’den gelen mektubu twitterdan bizimle paylaştı. GörselBiz de Ataşehir Şehit Öğretmen Hasan Akan İlköğretim Okulu 2. sınıf öğrencisi olan sevgili Zeynep’le buluştuk. Zeynep’in Ata’ya mektup yazması ve cevabın elle özenerek yazılmış bir mektup şeklinde gelmesi bizi de duygulandırdı, sizinle paylaşmak istedik. Ne mutlu ki ATA’ya mektup yazacak kadar seven çocuklarımız ve onlara özenle cevap verecek askerlerimiz var.Görsel