Deprem Riski Taşıyan Binalarla İlgili Bilinmesi ve Yapılması Gerekenler

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bina yenilemeyle ilgili olarak; 6306 sayılı yasayla getirdiği iki büyük değişiklik var.

1-Mevcut bir bina hakkında depreme karşı dayanıklı olup olmadığına dair test yapılmasını herhangi bir kat maliki talep edebilir. Bu talep doğrultusunda Bakanlığın lisans vererek yetkili kıldığı firmalara başvuru ile bina risk rapor ücreti bedeli de yatırıldığında bina risk tespit raporu hazırlanır. Bakanlıkça lisanslandırılmış bu firmalar binaya gerekli testleri* uygular ve rapor düzenlenir. Düzenlenen bu raporda binanın riskli yapı olduğu sonucu çıkarsa raporun teslim edildiği ve onaylandığı merci olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü’nce binanın yıkımı yönünde karar verilebiliyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü riskli yapı raporunu onayladıktan sonra binanın bulunduğu ilgili Tapu Müdürlüğüne söz konusu binanın riskli yapı olduğunu iletir. Ayrıca bunu bir yazıyla İlçe Belediyesine de bildirir. İlgili Tapu Müdürlüğü gelen bu yazı doğrultusunda taşınmazın tapularına riskli yapıdır şerhini koyar ve tüm kat maliklerine tebligat göndererek bunu bildirir. Kat maliklerine Tapunun bu yazısının ulaşmasıyla binaları için düzenlenen rapor konusunda yasa gereği kendilerine verilmiş olan 15 günlük itiraz süreci de başlamış olur. Eğer maliklerden rapora itirazı olanlar varsa bir dilekçe ile Tapunun tebligatını almalarına müteakip 15 gün içinde İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğüne müracaat ederler. İtirazlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından görevlendirilmiş üniversite hocaları ve bakanlıktan yedi kişilik bir heyet tarafından incelenerek karara bağlanır.

İtiraz uygun bulunursa;  raporu veren kuruma gönderilip eksikleri giderilir ve karara bağlanır. İtiraz olmayan veya kurul tarafından incelenerek itirazı reddedilen raporlarla ilgili olarak İlçe Belediyesine binanın yıkım işlemlerine başlanması, yasa gereği 60 günden az olmamak üzere süre verilmesi ve maliklerine tebligat çekilmesi için yazı gönderilir ve binanın tahliyesi ve yıkımının temin etmesi istenir. Belediye, kat maliklerine 60 gün içinde binanın tahliyesini gerçekleştirmeleri ve yıkımını yapmaları için tebligat gönderir. Bu süre dolmasına müteakip binanın tahliyesi ve yıkımı gerçekleştirilmemişse son olarak 30 gün bir ek süre daha verilir. Tüm bu yasal süreler tamamlandıktan sonra tahliye ve yıkım işlemleri ile ilgili İlçe Belediyesi tüm yazışmaları ve işlemleri yapar.

2-Deprem riski nedeniyle yıkılan binalarda, binanın yeniden yaptırılmasına dair karar, kat maliklerinin 2/3′si çoğunluğu ile alınabilmektedir. Karara katılmayan maliklerin hisselerinin paraya dönüştürülmesi de belli koşulların yerine getirilmesine ve SPK tarafından belirlenen bedelin ödenmesi ile olanaklıdır.

Yasa öncesi binalar hakkında yıkım kararı almak olanaksızken artık bu yeni düzenleme ile eski ve dayanıksız tüm binalar bu kapsama girebilmektedir.

Eskiden binanın yenilenmesine tüm kat maliklerince karar alınabiliyorken yeni düzenleme ile kat maliklerinin 2/3 çoğunluğu yeterli olmaktadır.

6306 sayılı yasa çerçevesinde Belediyeler sadece binanın tahliyesi ve yıkımıyla ilgili işler ile görevlendirilmiş olup riskli yapı raporu alınan binalar hakkında yıkım kararı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğünce alınmaktadır.

Konuyla ilgili Belediyemizde kurulan danışma biriminden detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz: 542 50 00 (1677-1683-1678)

*Yapılan testler: Beton numune örnekleri, karot okumaları (demir röntgeni) ve zemin incelemesi (sondaj veya araştırma çukuru, MASW çalışmaları) doğrultusunda laboratuardan gelen sonuçları bilgisayar ortamına aktarılır, binanın onaylı statik projesi de göz önüne alınarak, bilgisayarda binanın performans analizi yaptırılarak rapor düzenlenir.

Reklamlar

Kadıköylülerin onayı olmadan Hayvan Barınağı hiçbir yere taşınamaz!

Ataşehir’le Kadıköy’ün ayrılmasından sonra Ümraniye sınırlarında kalan Geçici Hayvan Barınağımıza Ümraniye Belediyesi tarafından defalarca tahliye ihtarı yapılmış ve Barınak’ın bulunduğu yerden çıkarılması için baskı yapılmıştır. Halihazırda, Bakanlar Kurulu Kararıyla Barınak’ın da içinde olduğu mülkü Belediyemize ait olan yer, Finans Merkezi olarak projelendirilmiş ve onaylanmıştır. Bu projeyle birlikte, uzun yıllardır direnmemize rağmen artık Barınak’ın bulunduğu yerde kalma olasılığı ortadan kalkmıştır.

Şimdi gündemde olan Takas Protokolü  ile bugün kullanılan Barınak alanının iki katı büyüklüğünde bir yerin Bakanlıkça tahsis edilmesi olmazsa olmaz bir şart olarak protokole eklenmiştir. Ayrıca bu protokolle, Tarihi Şehremaneti Binasının hemen arka kısmında yer alan ve 9 yıldır atıl bırakılan Maliye Bakanlığı mülkü olan iki katlı bina da Kent Kütüphanesi projesine dahil edilmiştir. Ayrıca, arsanın ederi karşılığı 35.000.000 TL Kadıköy Belediyesi bütçesine aktarılacaktır.

Hayvanseverlerin ve Kadıköylülerin Onaylayacağı Yeni Bir Barınak:

Bu protokolle uzun süredir yapmayı planladığımız daha geniş daha modern bir Barınak için çok önemli bir adım atmış olduk. Gösterilecek yerin Kadıköy’e yakın, ulaşımı kolay, güvenli, sağlıklı ve Hayvan Hakları Savunucusu Sivil Toplum Örgütlerinin ve Kadıköylülerin onayladığı bir alan olması temel şartımızdır.

Yeni Barınak yapılmadan ve taşınma işlemi tamamlanmadan, mevcut Barınak’ın boşaltılması söz konusu bile olamaz. Bunu hem bir hayvansever, hem de kent yöneticisi olarak taahhüt ediyorum.

Kadıköy Belediye Meclisi’nde aldığımız karar bu konu hakkında Kadıköylülerin daha çok bilgilendirilmesi ve tartışılması yönünde olmuş ve bunun için Hukuk Komisyonuna iletilmiştir. Konuyla ilgili tüm gelişmeleri sizinle paylaşmaya devam edeceğiz. Tüm hayvan dostlarını süreci takip etmeye ve sürecin parçası olmaya davet ediyorum. Gelin daha büyük, daha modern, daha güzel ve daha sağlıklı bir hayvan barınağını birlikte kuralım.

Not: Bu arazi 2009 yılındaki ilçeler bölünmesinde Ümraniye sınırlarında bırakılmış, ve birçok kez mülkü bize ait olmasına rağmen bedelsiz olarak Ümraniye Belediyesine terk edilmesi yönünde tedbir kararı verildiği halde uzun süren çok aşamalı hukuki mücadelemiz sonucunda takas noktasına kadar gelinmiştir. Gelinen bu son noktada bilabedel terke zorlanan bu arazi, şimdi Kadıköylülere daha yeni daha büyük bir barınak, Kent Kütüphanesi için bir ek bina ve Kadıköy bütçesine aktarılan maddi katkıya dönüşmüştür.

Fenerbahçe ve Kalamış Marinaları Özelleştiriliyor, Diğer Yerler Değil

Görsel

Fenerbahçe ve Kalamış Yat Limanları 1984-88 yılları arasında Kadıköy Belediyesi tarafından yaptırılmış olup, yapım masraflarının tamamı belediyemiz bütçesinden karşılanmıştır. 1988 yılında işletme ihalesi TEK-ART Turizm ve Tic. A.Ş. tarafından alınmış olup, daha sonra bu şirket satılarak KOÇ Holding bünyesine dahil edilmiş ve SETUR firması tarafından bugüne kadar işletmesi yapılmıştır. Bu süreç içerisinde Kadıköy Belediyesi Maliye Bakanlığı’yla yeni bir ihalenin yapılabilmesi için birlikte hareket edilmesi yönünde talepleri oyalanarak değerlendirmemiş ve sonuçta Kadıköy Belediyesi’nin dışlanması gündeme gelmiştir. Son olarak Özelleştirme Yüksek Kurulu’na Maliye Bakanlığı’nca devir yapılmasına Kadıköy Belediyesi’nin ilişiği kesilmek istenmiştir. Bu konudaki, Belediyemizin hak arama girişimi devam etmektedir.

GörselBu sayede Özelleştirme Yüksek Kurulu’nca onanmış olan plan askıya çıkarılmış olup, Belediyemize bir örneği gönderilmiştir. Bu plana göre Fenerbahçe ve Kalamış Yat Limanları, birleştirilmekte, dış anroşman Kurbağalıdere’ye doğru uzatılarak, Kalamış Yat Limanı’nın bitim hizasında kalacak şekilde, Yat Limanı büyütülmektedir.

GörselGörsel

Bazı internet mecralarında dolaşan, Yat Limanı çizelgelerindeki çerçevelenmiş alan, Sit Alanı olup, Marina alanı değildir. Marina Alanı, siyah yatay çizgilerle belirtilen anroşmanlarla kara arasında kalan parçadır. Dolayısıyla Kalamış Parkı’nı, Fenerbahçe Yarımadasını veya Orduevini kapsaması mümkün değildir. Bu plan içerisinde karada yapılacak, yapılaşmalarda Turizm, Ticaret alanları, teknik ve idari hizmet alanı olarak ayrılan inşaat alanı 35.978 m2 olup, bu hususa belediyemizce kurum nezdinde itiraz edilmiş olup, süresinde cevap alınmadığı takdirde dava yoluna gidilecektir.

Not: Fenerbahçe Yarımadasının Doğu tarafındaki koya yeni bir Yat Limanı yapılmasına dair Belediyemizden görüş istenmiş, inşaatın uygun olmadığı yönünde yanıt iletilmiştir. Bu bölgeye, yat limanı yapılmasına dair bir karar alınırsa, kamuoyu tarafımızdan bilgilendirilecektir.

Başbakan’ın İthamlarına Kadıköylüler Adına Açıklama

Sayın Başbakan’ın Kadıköy Suadiye’de yatılı okuyan Kur’an Kursu öğrencilerinin bir bakkala gittiklerinde istedikleri malın verilmediğini ve kendilerine hakaret edildiğini söylemesi üzerine Suadiye’deki Kur’an Kursu’na gittim. Oradaki yöneticilerle görüştüm; böyle bir olayın yaşanmadığını belirttiler. Bunun üzerine Erenköy’deki Kur’an Kursu’na gittim; oradakiler tam tersine yurttaşların kendilerine yardımcı olduğunu, hatta ücretsiz mal verdiklerini söylediler. Miraç Kandili günüydü Müftü Bey’e gittim, kendisine de aynı şeyi sordum. Müftü Bey, böyle bir olayın kendisine intikal etmediğini söyledi; hatta Kur’an Kurslarıyla ilgilenen Müftülük yöneticisini aradı ve ona da böyle bir bilginin ulaşmadığını teyit etti. Böyle bir olayın cereyan etmediği çok açıktır. Ancak velev ki böyle bir olay yaşanmış olsun, bir kişinin yapmış olduğu böyle bir densizliğin bütün Kadıköy’e ve topluma mal edilmesi ve böyle bir yayında söylenmesi ne kadar doğrudur? Kadıköy tam bir özgürlükler ilçesidir. Burada herkes yaşamını, dilini, dinini ve kültürünü, her şeyini çok rahat yaşıyor. Bunu Sayın Başbakan da bütün Türkiye de biliyor. O bakımdan bunu Kadıköylüler adına açıklama gereği duydum.

Boğa Heykeli Kadıköy’ün Bir Parçasıdır, Verilemez!

Görsel

Milli Saraylar Müzecilik ve Tanıtım Başkanlığı 8 Nisan tarihinde belediyemize gönderdiği resmi yazıyla Boğa Heykeli’nin Beylerbeyi Sarayı’na teslim edilmesini istedi.

Görsel

Yıllardır Altıyol’da bulunan ve artık Kadıköy ile özdeşleşmiş, Kadıköy’e gelenlerin mutlaka adres tariflerinde yer alan, kimi zaman fotoğraf çektirmek için sırtını verip kucakladığı, kimi zaman da sevdikleriyle buluşma noktası olarak kullandığı Boğa Heykeli’nin buradan kaldırılmak istenmesi tüm Kadıköylüleri üzmüştür.

Görsel

Kadıköylüler bu heykeli seviyor. Boğa Heykeli Altıyol’da halkın içinde herkesin erişimine açık bir şekilde yaşıyorken buradan koparıp Beylerbeyi Sarayı’nın bahçesine nakledilmesi, halktan uzaklaştırılması anlamlı bir karar değildir.

Görsel

Biz, gelen yazıya olumlu yanıt vermedik, burada kalmasının uygun olduğunu belirttik. Altıyol Boğa Heykeli, Kadıköy’ün, Kadıköylülerindir. Kadıköylüler olarak heykeli ailemizin bir parçası olarak kabul ediyoruz. Onu vermeye gönlümüz razı değil. Gelen yazıda heykelin eşi olduğu onunla buluşturulmak istendiği söyleniyor. Eğer eşi ile buluşturmak isteniyorsa, eşini de bize versinler Kadıköy’de Altıyol’a koyup buluşturalım. Bizim boğa “Dövüşen Boğa” diğeri ise “Böğüren Boğa.” Altıyol’daki Dövüşen Boğa’yı tüm Türkiye tanıyor ama o müze bahçesinde saklı kalan Böğüren Boğayı ise tüm Türkiye gibi biz de ilk defa duyuyoruz. Böylesi heykellerin kentin içinde insanların günlük hayatlarının içerisinde olmasının hiçbir sakıncası yoktur. Bu talepten en kısa zamanda vazgeçileceğini umuyor, bekliyoruz.

Görsel

Kuşdili’ne AVM’ye kısmi iptal, mücadeleye devam

Kadıköy’de Tarihi Sit Alanı ilan edilmesine rağmen, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın AVM yapma kararı aldığı Tarihi Kuşdili Çayırı AVM projesi Kadıköylülerin 7 bin 369 itiraz dilekçesiyle “kısmen iptal” edildi. Kuşdili Çayırı için hazırlanan yeni planda AVM inşaat alanı küçültüldü. Ancak bize göre yapılması gereken AVM projesinin tamamen iptal edilerek bölgenin yeşil alan olarak Kadıköy’e kazandırılmasıdır.

Görsel

İNŞAAT ALANI AZALDI AMA…

Önceki projeye yaptığımız itirazların haklı bulunmasıyla projede bazı değişiklikler gerçekleştiren Çevre ve Şehircilik Bakanlığı daha önceki 1,8’lik emsal oranını yeni planda 0.5’e düşürdü, bodrum katlar da emsalden çıkarıldı. Böylece ilk plana göre 150 bin metrekarelik bir inşaat alanına sahip olacak AVM’nin yeni inşaat alanı 20 bin metrekareye düşmüş oldu. Ancak projede özellikle Kadıköy halkının ve çarşı esnafının itiraz ettiği  Açık ve Kapalı Sabit Pazar, Katlı Otopark, Seyir Kulesi, Lokanta, Pastane, Cafe, Sinema, Tiyatro, Kültür ve Eğlence Merkezi, Yönetim Merkezi, Çarşı alanı gibi fonksiyonlarda bir değişiklik yapılmadı. Yeni plan, İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’nde 15 Haziran’a kadar tekrar itirazlar için askıya alındı.

KADIKÖYLÜLERİN NEFES ALACAK YEŞİL ALANA İHTİYACI VAR

Kadıköylünün hiçbir zaman bu alana böyle bir talebi olmadı. 7369 kişi bizzat itiraz dilekçeleri yazarak bu projeye itiraz etti. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bu itirazları değerlendirmesi, olaya bakışı bizim için mutluluk veren bir durum. Sayın Bayraktar’a itirazları dikkate aldığı için teşekkür ediyorum. Ancak, projede kısmi iptaller var. Ne yazık ki AVM yapma kararından vazgeçilmemiş, sadece inşaat alanı küçültülmüş. Bu bizim için yeterli değil. Tamamen bu alanın yeşil alan olarak değerlendirilmesini istiyoruz. Kadıköylülerin nefes alacak yeşil alana ihtiyacı var. Yeni plan tekrar askıda yine itiraz edeceğiz.

Kadıköy’de İçki Yasağı Yok

20130329_234242Belediye Encümenimiz, Caferağa Mahallesi’nin ara sokaklarında mahalle sakinlerinin yaşamını olumsuz etkileyen konularda, idari tedbir olarak bazı kararlar almıştır.

Bar ve lokantaların bulunmadığı sokaklarda, gece 23.00’den sonra, yüzlerce kişi ellerinde şişelerle sabah saatlerine kadar sokakta ve evlerin giriş kapılarında oturmaktadır. Bina girişleri kirletilmekte ve tuvalet olarak kullanılmaktadır. Bu durum mahallede yaşayanlar için ciddi rahatsızlık nedeni oluşturmaktadır. Buna neden olan içki satan büfe sayısı bir anda yükselmiş; aynı sokakta beş büfeye ulaşmıştır. Buna istinaden alınan iki karar şöyledir:

kapılar(Bölgede birçok bina girişi demir kapılarla kapatılarak gece oluşan işgallere önlem alınmaya çalışılıyor.)

1.Karar;
Bu nedenle, Belediyemiz polisiye önlemler yerine idari önlemlere yönelmiş ve  büfelerin gece kapama saatleri 22.00’a çekilmiştir. Caferağa’daki işletmeler her zaman olduğu gibi gece 02.00’de kapanacaktır. Bu hususta bir değişiklik söz konusu değildir. Sadece alkollü içecek satan Tekel ve büfeler 22.00’da kapanacaktır.

Örneğin: Kuyumcular saat.19.00’de kapatılmaktadır. Buradan hareketle ”Altın kullanımı veya satışı yasaklandı” denilemeyeceği gibi bizim kararımıza da “içki yasağı” denilemez.

sokak

2.Karar;
Kadife Sokak’ta, kaldırımlara masa atılmasına izi verilmemektedir.

Kadıköy’de birçok cadde ve sokakta, kapı önleri ve yaya alanları belli sınırlar dahilinde, masa atılarak kullanılmaktadır. Ancak Kadife Sokak’ta kaldırım genişliği bazı yerlerde tek masa atımına dahi uygun değildir. Şimdiye kadar, uygun yerlerde,  belli oranda izin verilen masa izni suistimal edilmiş ve  yayalar araç yolunu kullanmak zorunda kalmıştır. Kent yaşamında; önceliğimiz olan çocuklar, kadınlar, engelliler ve yaşlılarla birlikte yayaları da korumak zorundayız. Bundan ötürü, bu sokakta kaldırımlara masa konulmasına izin verilmiyor. Bu işyerlerinin çoğu arka bahçeye sahipler. Bu alanlar belli kurallar dahilinde kullanılıyor ve kullanacaktır.

Aldığımız kararın arkasına sığınarak bunun “içki yasağı” olduğunu söyleyenlerin farklı amaçları olduğunu biliyoruz. Kadıköy’deki düzenlemenin, Türkiye’nin bazı bölgelerinde çağdışı kafayla uygulanan yasak ve kısıtlarla ilgisi yoktur.
Kadıköy, özgürlüklerin doya doya yaşandığı bir bölgedir ve öyle de kalacaktır. Bundan da büyük mutluluk duymaktayız.