Münir Nurettin Selçuk Gecesi

Münir Nurettin Selçuk Gecesinde, Timur Selçuk babasının, Hazal Selçuk dedesinin şarkılarını seslendirdi, Mercan Selçuk dedesinin şarkılarına da figürleriyle eşlik etti. Eşsiz müzik resitalinde tüm Kadıköylüler mest oldu. Bugün gördük ki, 800 kişilik salonlarımız bile Kadıköylülerin sanat aşkına yetmiyor, daha büyüklerini yapmak borcumuz… Salona alamadığımız tüm seyircilerimizden özür dilerim.

Reklamlar

Deprem Riski Taşıyan Binalarla İlgili Bilinmesi ve Yapılması Gerekenler

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bina yenilemeyle ilgili olarak; 6306 sayılı yasayla getirdiği iki büyük değişiklik var.

1-Mevcut bir bina hakkında depreme karşı dayanıklı olup olmadığına dair test yapılmasını herhangi bir kat maliki talep edebilir. Bu talep doğrultusunda Bakanlığın lisans vererek yetkili kıldığı firmalara başvuru ile bina risk rapor ücreti bedeli de yatırıldığında bina risk tespit raporu hazırlanır. Bakanlıkça lisanslandırılmış bu firmalar binaya gerekli testleri* uygular ve rapor düzenlenir. Düzenlenen bu raporda binanın riskli yapı olduğu sonucu çıkarsa raporun teslim edildiği ve onaylandığı merci olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü’nce binanın yıkımı yönünde karar verilebiliyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü riskli yapı raporunu onayladıktan sonra binanın bulunduğu ilgili Tapu Müdürlüğüne söz konusu binanın riskli yapı olduğunu iletir. Ayrıca bunu bir yazıyla İlçe Belediyesine de bildirir. İlgili Tapu Müdürlüğü gelen bu yazı doğrultusunda taşınmazın tapularına riskli yapıdır şerhini koyar ve tüm kat maliklerine tebligat göndererek bunu bildirir. Kat maliklerine Tapunun bu yazısının ulaşmasıyla binaları için düzenlenen rapor konusunda yasa gereği kendilerine verilmiş olan 15 günlük itiraz süreci de başlamış olur. Eğer maliklerden rapora itirazı olanlar varsa bir dilekçe ile Tapunun tebligatını almalarına müteakip 15 gün içinde İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğüne müracaat ederler. İtirazlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından görevlendirilmiş üniversite hocaları ve bakanlıktan yedi kişilik bir heyet tarafından incelenerek karara bağlanır.

İtiraz uygun bulunursa;  raporu veren kuruma gönderilip eksikleri giderilir ve karara bağlanır. İtiraz olmayan veya kurul tarafından incelenerek itirazı reddedilen raporlarla ilgili olarak İlçe Belediyesine binanın yıkım işlemlerine başlanması, yasa gereği 60 günden az olmamak üzere süre verilmesi ve maliklerine tebligat çekilmesi için yazı gönderilir ve binanın tahliyesi ve yıkımının temin etmesi istenir. Belediye, kat maliklerine 60 gün içinde binanın tahliyesini gerçekleştirmeleri ve yıkımını yapmaları için tebligat gönderir. Bu süre dolmasına müteakip binanın tahliyesi ve yıkımı gerçekleştirilmemişse son olarak 30 gün bir ek süre daha verilir. Tüm bu yasal süreler tamamlandıktan sonra tahliye ve yıkım işlemleri ile ilgili İlçe Belediyesi tüm yazışmaları ve işlemleri yapar.

2-Deprem riski nedeniyle yıkılan binalarda, binanın yeniden yaptırılmasına dair karar, kat maliklerinin 2/3′si çoğunluğu ile alınabilmektedir. Karara katılmayan maliklerin hisselerinin paraya dönüştürülmesi de belli koşulların yerine getirilmesine ve SPK tarafından belirlenen bedelin ödenmesi ile olanaklıdır.

Yasa öncesi binalar hakkında yıkım kararı almak olanaksızken artık bu yeni düzenleme ile eski ve dayanıksız tüm binalar bu kapsama girebilmektedir.

Eskiden binanın yenilenmesine tüm kat maliklerince karar alınabiliyorken yeni düzenleme ile kat maliklerinin 2/3 çoğunluğu yeterli olmaktadır.

6306 sayılı yasa çerçevesinde Belediyeler sadece binanın tahliyesi ve yıkımıyla ilgili işler ile görevlendirilmiş olup riskli yapı raporu alınan binalar hakkında yıkım kararı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğünce alınmaktadır.

Konuyla ilgili Belediyemizde kurulan danışma biriminden detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz: 542 50 00 (1677-1683-1678)

*Yapılan testler: Beton numune örnekleri, karot okumaları (demir röntgeni) ve zemin incelemesi (sondaj veya araştırma çukuru, MASW çalışmaları) doğrultusunda laboratuardan gelen sonuçları bilgisayar ortamına aktarılır, binanın onaylı statik projesi de göz önüne alınarak, bilgisayarda binanın performans analizi yaptırılarak rapor düzenlenir.

Kadıköylülerin onayı olmadan Hayvan Barınağı hiçbir yere taşınamaz!

Ataşehir’le Kadıköy’ün ayrılmasından sonra Ümraniye sınırlarında kalan Geçici Hayvan Barınağımıza Ümraniye Belediyesi tarafından defalarca tahliye ihtarı yapılmış ve Barınak’ın bulunduğu yerden çıkarılması için baskı yapılmıştır. Halihazırda, Bakanlar Kurulu Kararıyla Barınak’ın da içinde olduğu mülkü Belediyemize ait olan yer, Finans Merkezi olarak projelendirilmiş ve onaylanmıştır. Bu projeyle birlikte, uzun yıllardır direnmemize rağmen artık Barınak’ın bulunduğu yerde kalma olasılığı ortadan kalkmıştır.

Şimdi gündemde olan Takas Protokolü  ile bugün kullanılan Barınak alanının iki katı büyüklüğünde bir yerin Bakanlıkça tahsis edilmesi olmazsa olmaz bir şart olarak protokole eklenmiştir. Ayrıca bu protokolle, Tarihi Şehremaneti Binasının hemen arka kısmında yer alan ve 9 yıldır atıl bırakılan Maliye Bakanlığı mülkü olan iki katlı bina da Kent Kütüphanesi projesine dahil edilmiştir. Ayrıca, arsanın ederi karşılığı 35.000.000 TL Kadıköy Belediyesi bütçesine aktarılacaktır.

Hayvanseverlerin ve Kadıköylülerin Onaylayacağı Yeni Bir Barınak:

Bu protokolle uzun süredir yapmayı planladığımız daha geniş daha modern bir Barınak için çok önemli bir adım atmış olduk. Gösterilecek yerin Kadıköy’e yakın, ulaşımı kolay, güvenli, sağlıklı ve Hayvan Hakları Savunucusu Sivil Toplum Örgütlerinin ve Kadıköylülerin onayladığı bir alan olması temel şartımızdır.

Yeni Barınak yapılmadan ve taşınma işlemi tamamlanmadan, mevcut Barınak’ın boşaltılması söz konusu bile olamaz. Bunu hem bir hayvansever, hem de kent yöneticisi olarak taahhüt ediyorum.

Kadıköy Belediye Meclisi’nde aldığımız karar bu konu hakkında Kadıköylülerin daha çok bilgilendirilmesi ve tartışılması yönünde olmuş ve bunun için Hukuk Komisyonuna iletilmiştir. Konuyla ilgili tüm gelişmeleri sizinle paylaşmaya devam edeceğiz. Tüm hayvan dostlarını süreci takip etmeye ve sürecin parçası olmaya davet ediyorum. Gelin daha büyük, daha modern, daha güzel ve daha sağlıklı bir hayvan barınağını birlikte kuralım.

Not: Bu arazi 2009 yılındaki ilçeler bölünmesinde Ümraniye sınırlarında bırakılmış, ve birçok kez mülkü bize ait olmasına rağmen bedelsiz olarak Ümraniye Belediyesine terk edilmesi yönünde tedbir kararı verildiği halde uzun süren çok aşamalı hukuki mücadelemiz sonucunda takas noktasına kadar gelinmiştir. Gelinen bu son noktada bilabedel terke zorlanan bu arazi, şimdi Kadıköylülere daha yeni daha büyük bir barınak, Kent Kütüphanesi için bir ek bina ve Kadıköy bütçesine aktarılan maddi katkıya dönüşmüştür.

Hayal ettiğim Kadıköy’ü gerçekleştirdim

İstanbul Ajansı haber portalının genç muhabirleri Ercan Bostan ve Vedat Eroğlu’nun Kadıköy’e dair benimle gerçekleştirdikleri samimi röportajı sizlerle paylaşıyorum;
 
Görsel
– Kısa bir şekilde sizi sizden dinleyebilir miyiz?
Doğu Anadolu’da Muş – Bulanık’ta doğdum. Babam köylerde öğretmenlik yapıyordu. İlkokulu babam okuttu. Doğu’da köylerde yurttaşlarımız Kürtçe konuştuğu için onlara ilk önce Türkçe öğretiyordu. Bende Türkçe’yle birlikte Kürtçe’yi de öğrenmiştim. İlkokulu bitirene kadar elektrik lambasını görmedim ben. Gaz lambası ile okudum. Tabi şartlar çok ağırdı. İlkokul bittikten sonra Adapazarı’na göç ettik. Ortaokulu orada okudum. Liseyi parasız yatılı olarak Haydarpaşa Lisesi’nde okudum. Daha sonra İstanbul Hukuk Fakültesi’ne girdim. Bu sırada 1967 yılında CHP Gençlik Kolları’na katıldım. Hem siyaset yapmaya hem de üniversite okumaya başlamıştım. 1975 yılında mezun oldum. 12 yıl avukatlık yaptım,bu sürede sıkıyönetim mahkemelerinde duruşmalara girdim. 1989 yılında Kadıköy Belediye Başkanvekili oldum. Çok sevdiğim mesleğimi avukatlığı bıraktım. O gün bugündür belediyedeyim. 5 yıl başkanvekilliği 20 yıldır da belediye başkanlığı yapıyorum. Oğlum avukat,kızım mimar. İki tane torunum var.
– Yaptığınız çalışmalardan kısaca bahseder misiniz?
Benden önceki iki belediye başkanımızda belediyenin kuruluş yıllarıydı. Belediye binası yok, yerleşim yok, bütçe yok… Aslında bakarsanız onların dönemi toparlama dönemi, benim dönemim ise belediyenin ayağa kalktığı, yürüdüğü, koşmaya başladığı bir dönem; son 20 yıl. Bu bakımdan Kadıköy’de ne yapılmışsa bu dönemlerde yapıldı, ondan öncesi yok çünkü. Örneğin; ben göreve başlamadan önce Kadıköy’de bir elin parmakları kadar sinema yoktu. Şimdiye bakarsanız 15 tane sinema salonu sadece belediyenin var. Diğer sinema salonlarının sayısını bilmiyoruz. Bir tane galeri yokken onlarca galeri var artık. Daha önce insanlar kültür-sanat için hatta iyi yemek yemek için karşıya geçerlerdi artık buna gerek kalmadı. Dolayısıyla Kadıköy kültür, sanat, yaşam kalitesi bakımından kendi kendine yetebilen ciddi bir kent oldu.
– Dört dönemdir Kadıköy Belediye Başkanlığı’nı yürütüyorsunuz. Önümüzdeki seçimlerde de aday olacak mısınız?
Olmayı düşünüyorum. Tabi bunda tek başına sizin kararınız yetmiyor. Önce ailenizle beraber bir karar veriyorsunuz, daha sonra partinin yetkili organları karar veriyor, en sonunda halk karar veriyor. Dolayısıyla bizim kararımız devam etmekten yana ama daha ikinci ve üçüncü bölümleri geçmiş değiliz.
– Önümüzdeki dönem nasıl bir Kadıköy hayal ediyorsunuz?
Benim hayal ettiğim Kadıköy şu anda var. Bizim dışımızda halledemediğimiz etkenler var. Mesela ulaşım sorununu henüz halledebilmiş değiliz, Kurbağalı Dere sorununu henüz halledebilmiş değiliz. Bunlar bizi değil, Büyükşehir’i ilgilendiren sorunlar.
– Göreve geldiğinizden beri yapmış olduğunuz ve iyi ki bu projeyi yaptım dediğiniz bir proje var mı?
Bir proje değil, onlarca proje var. Bunu ukalalık olarak algılamayın. Uzun süredir başkan olduğum için her projede benim imzam var.
– Yapmak isteyip de yapamadığınız bir proje oldu mu?
İlçe bazında yapmadığımız şey yok. Fazlası var, azı yok. İlçe belediyesi olarak söz verip de yapamadığımız bir şey yok.
– İlçenizdeki eğitim kurumlarına yaptığınız hizmetlerden bahseder misiniz?
Eğitim kurumlarını yardımı başlatan ilk belediye başkanı benim. Bu nedenle soruşturma geçirdiğim oldu. İlçe Milli Eğitim Müdürümüzden gelen talepleri alıyoruz. Okulların fiziki ihtiyaçlarını büyük oranda belediye karşılıyor. Geri kalan da MEB’in işi zaten.
– Kadıköy ilçesinin eğitim durumu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Türkiye’yle kıyaslamak mümkün değil,o yüzden Avrupa’yla kıyaslamak lazım. Avrupa’daki bir çok yerden daha üstün bir eğitim seviyesi var. Bakınız; şu anda Kadıköy’de doktora yapanların sayısı ilkokul mezunlarından daha fazla. Dolayısıyla Kadıköy eğitim yönünden son derece mesafe kat etmiş bir yer.
– Kadıköy’ün diğer ilçelere göre bir artısı var mı?
Çok artısı var. Ciddi bir yaşam alanı Kadıköy. Başından beri yaşam alanı olarak tercih edilmiş. İnsanların işyerleri Bakırköy’de Mecidiyeköy’de olsa dahi evini oraya taşımamış burada bırakmış. Bu çok önemli bir şey. İstanbul Ticaret Odası’nın yaptığı araştırmada en yaşanılabilir kent olarak Kadıköy seçildi. Bu da Kadıköy’ün gerek emniyet, gerek kültür, gerek eğitim,gerek sanat yönünden çok önde olduğunu gösteriyor.
– Kadıköy’den ayrılmak zorunda kalsanız, en zor vazgeçebileceğiniz yanı ne olurdu?
Ben Kadıköy’den ayrılamıyorum. iki gün ayrılıyorum, üçüncü gün dönüyorum. Bu bir bağ, kopamıyorsunuz.
– Herkesin İstanbul’a geliş öyküsü vardır. Sizinkisi nedir?
Ben 1963 yılında Haydarpaşa Lisesi’ne geldim. Haydarpaşa Garı’ndan geldim. Onun için Haydarpaşa Garı benim hayatımda da çok önemlidir.
– Kadıköy’ü tek kelimeyle ifade etmenizi istesek nasıl ifade ederdiniz?
Tek kelimeyle “harika” ama bir cümle derseniz “Kadıköy’de yaşamak ayrıcalıktır.” .
– Fenerbahçe sevginiz herkes tarafından biliniyor. Fenerbahçe hakkında bir şeyler söylemek ister misiniz?
Herkesin sevdiği bir kulübün olması çok doğal bir durum, olması da gerekir zaten. Bu hayatı hoş kılan durumlardan bir tanesi. Ama bunun bir spor olduğunu unutmadan sevmek gerekiyor. Ben de Fenerbahçe tutkuluyum. Fenerbahçe’nin buradaki maçlarına olabildiğince gidiyorum. Her taraftar gibi benimde kalbim Fenerbahçe’yle beraber atıyor.
– Son olarak Kadıköy ve İstanbul halkına iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?
İstanbul dünyanın en büyük merkezlerinden bir tanesi. Bir çok medeniyete başkentlik yapmış. Gerçekten Allah’ın vermiş olduğu en büyük güzelliklere sahip. Böyle bir kentin değerini bilmek zorundayız. Hem tarih bakımından hem de Allah vergisi bakımından bilmek zorundayız. İstanbul’a Allah’ın vermiş olduğu güzelliğe ve burada yaşanılan tarihe saygı duymak zorundayız.
– Vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.
Ben teşekkür ederim.

Kuşdili Çayırı Yeşil kalacak, Bu Başarı Kadıköylülerin!

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nden Tarihi Kuşdili Çayırı’nın yeşil alan kalması yönündeki karar geçti. Bu başarı, Kuşdili Çevre Gönüllülerine, Tarihi Çarşı Esnafına, 7.600 imza ile itiraz eden gönüllülerimize ve tüm Kadıköylülere aittir. Bu mücadeleye destek veren ve yeşil kalmasını sağlayan herkese ve her kuruma teşekkür ederim.

Bu alanın yeşil olarak kalması için Tasarım Atölyesi Kadıköy (TAK) ulusal çapta proje yarışması başlatmış ve tüm bölgenin aktif yeşil alan olarak tasarlanması için alternatifler oluşturmayı amaçlamıştır. Buradan çıkacak projeler kamuoyuyla paylaşılacak. Bu alanın yeşillendirilmesi için tüm kurumlarla işbirliğine hazırız.

Dileğimiz kentlerdeki yeşil alanların artması adına bu mücadelenin herkese örnek olmasıdır.

Bu süreç esnasında AVM inşasına karşı, Tarihi Çarşı Esnafımızın hazırladığı şarkı: